PsikolojiEditör'ün Seçimi

Reddedilme Korkusu İle Oluşan Korkular

Reddedilme Duygusu ile Oluşan Korkular Düşünceler duygularımızı, duygular davranışlarımızı etkiler. Düşüncelerimiz olumsuzsa, hissettiğimiz duygularımız da olumsuz olur ve eyleme geçmek de zorlanırız. Düşünce biçimimiz olumluysa, olumlu duygular hissederiz ve eylemlerimiz de olumlu yönde olur ve daha kolay harekete geçeriz. Düşüncelerimiz olumsuz olsa bile eyleme geçmek; düşünce ve duygu yönetimi için önemlidir. Hareket etmek düşünce akışını olumlu yönde etkiler.

Farkındalığımız gelişmediyse eğer; dünyaya ve hayata, çocukken yaşadığımız deneyimlerle bakarız ve o deneyimlerin izinde hareket ederiz. Ailemiz ya da bakım verenlerimizden bir şey istedik yapılmadıysa, konuşmak istediğimizde dinlenmediysek, bir şey anlatırken sözümüz kesilip, sürekli yargılandıysak, bir hata yaptığımızda hoş görülmediysek, yapmak istemediğimiz şeyler için zorlandıysak eğer; bu tutumlar olumsuz anılara, kalıcı durumlara sebebiyet vermiş olabilir. Ya da hiç reddedilmeyip, her istediğimiz karşılandıysa, herkes her istediğimizi, istediğimiz anda karşılasın, hep evet desin isteriz. İstediğimiz olmadığında; kızmaya, sinirlenmeye veya manipüle etmeye başlarız. Bütün bu deneyimlerin sonucunda kendimizi reddedilmiş hissederiz. Reddedilmiş hissettiğimizde; üzüntü, utanç, keder, kabul eder.

Görülmemiş, onaylanmamış ve dışlanmış gibi duygular hisseder, yaşarız. Çocuk kalbimiz ve aklımızla;’’ ailemizin bizi sevmediğini, değer vermediğini düşünürüz.’’ Bu tutumlar çocuğun iç dünyasında yer etmeye başlar. Öz saygı, öz sevgi, öz şefkat, öz değer, öz farkındalık, öz güven gibi kavramların oluşmasına engel olur. Yıllar geçtikçe zihin unutup yoluna devam etse de çocuğun içindeki o duygular, içten içe çeşitli olaylar ve durumlarla kendini hatırlatır. Yetişkin yaşa gelsek de ailemizde, çevremizde yaşadığımız olumsuz anılara benzer bir olay yaşadığımızda, o duygular yeniden tetiklenir ve aktive olur. Küçüklüğümüzde hissettiğimiz o duygular ne ise; aynı hayal kırıklığı, üzüntü, öfke, utanç, değersizlik, reddedilmişlik gibi duyguları hissetmeye başlarız. Birinden bir şey rica ettik veya söyledik, kabul görmediyse reddedilmiş hissederiz. Bu reddedilmişlik hissi;’’ terk edilmiş, geri çevrilmiş, istenmiyorum algısına sebep olur ve bu düşüncelerin sonucunda kendimizi değersiz hissederiz.’’ Yaşamımız üzerinde yüksek korku ve kaygıya neden olur.

Reddedilme Korkusu

Reddedilme korkusu; hayatımızdaki kaygı ve korku ile baş edebilmek için kaçınma davranışa sebep olur. Çocuklukta bu durumla nasıl başa çıktıysak, yetişkinlikte de aynı şemayı sürdürmeye devam ederiz. Ya kaçarız ya teslim olur ya da aşırı telafi etmeye çalışırız. Reddedilmemek için; kimseden bir şey isteyemez ya da reddedemez hale geliriz. Çünkü reddedilmiş olmanın getirdiği korku, kaygı ve diğer duyguları yaşamak, maruz kalmak istemeyiz. Birisi bir şey talep ettiğinde; içimizde o reddedilmişlik hissini kapatmak istercesine başkalarının her çağrısına, isteğine koşarız. Aşırı fedakârlık eden, her şeye herkese evet diyen taraf oluruz. Sınırlarımızı belirlemekte ve hayır demekte zorlanırız. Yıllar süren bu davranış örüntüsü sonucunda; sorumluluklardan kaçmaya veya ağır sorumluluklar almamıza neden olur. Yüklendiğimiz bu sorumlulukların altında bedenimiz, zihnimiz, ruhumuz yorulur. İçimizde tuttuğumuz, dile gelmemiş duygularımız; öfke patlamaları olarak dile gelmeye başlar. Bu davranışlar sonunda hem kendimiz hem de ilişkilerimiz zarar görmeye başlar. İçimizdeki o boşluk ve yoksunluk hissi ele geçirir. Bir bakmışız; öfkemizi kontrol edemez hale gelmişiz.

Öfke normalde sağlıklı bir duygu ve önemli bir işaretçidir. Buzdağının görünen kısmında yer alır. Öfkeyi tetikleyen durumları gözlemlemek bize yardımcı olur. Öfke yönetimi önemlidir. Çocukluk döneminde yaşanmamış negatif deneyimler veya karşılanmamış ihtiyaçlarımız sonucunda öfkeli çocuk modunda veya cezalandırıcı ebeveyn modunda hareket ederiz. Birinden bir şey istediğimiz zaman, istediğimiz şey karşılanmadıysa, algımız şu yöndedir: ‘‘beni reddediyor, umursamıyor, anlamıyor, dışlandım’ ’Çünkü ben onun için değersiz, önemsizim diye yorumlarız.’’ Çocukluk örüntüsü devam ediyordur. Çocukken verdiğimiz tepki, hissettiğimiz duygu her neyse, yetişkinlikte de aynı tepkiyi gösterir, aynı duyguyu yaşarız.

Reddedilme duygusunun oluşturduğu Korku ve Kaygıyla Nasıl Baş Edebiliriz? İlk adım farkındalıktır. Fark ettiğimiz şeyleri kabule geçer ve değiştirebiliriz. Tetiklendiğimiz durumları tespit etmek, hangi duyguları nerede, ne zaman hissediyorum, ben mi reddedildim, teklifim mi reddedildi? Hangi modda hareket ediyorum? Öfkeli çocuk mu? Cezalandırıcı ebeveyn mi? Kırılgan, kopuk korungan çocuk mu? Sağlıklı yetişkin modda mı hareket ediyorum? Bu duyguyu bedenimin neresinde hissediyorum? Beden duygularımızın kaydedildiği kinestetik kütüphanedir. Beden asla yalan söylemez. Bütün duygular bedenimiz de arşivlenir. Beden duyumları ipucu verir. Beden farkındalığı ve beden duyumlarını gözlemlemek önemlidir. Düşünce, duygu ve davranışlarımızı notlar alarak gözlem yapabiliriz. Düşündüklerimizi, hissettiklerimizi ve nasıl davrandığımız hakkında yazmak. Önemli bilgiler verir. Yazmak şifadır.

Cahit ZARİFOĞLU’nun dediği gibi: ‘’ Yazmak kendini iyileştirmek gibi’’ Kaynaklarımız neler? İçsel ve dışsal kaynaklarımızı nasıl güçlendirebiliriz? Güvenli alanlarımız var mı? Nerelerde kendimizi güvende hissediyoruz? Bu alanlara yönelik kendimize, Öz’ümüze, ruhumuza yatırım yapıyor muyuz?

İletişim ve Kişisel Gelişim Eğitmeni SERPİL ÇOÜK

Serpil ÇÖÜK

Serpil Çöük

44 yaşındayım, İzmir doğumluyum, aslen Urfa'lıyız. Halkla İlişkiler ve Tanıtım, İşletme, İlahiyat alanlarından mezunuyum.Sosyoloji 3.sınıf öğrencisiyim. Kişisel Gelişim , İletişim Eğitmenliği, İlişki Danışmanlığı, Bireysel olarak Enneagram Kişilik Tipleri ,İlişkiler Analizi ,Eft,Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) Öz Şefkat Uygulayıcılığını bireysel olarak yapıyorum. İlim ve psikoloji alanında eğitimler almaya devam ediyorum.

Bir yanıt yazın

Tiroid Diyeti - Promosyon şemsiye